Carl Philipp Emanuel Bach'ın eşliksiz flüt için La minör sonatı, barok ile klasik dönem arasındaki geçiş üslubunun en tanınmış flüt eseridir.
Bu üslubun tanımlayıcı özelliği ani duygusal değişimlerdir. Bir cümle sakin başlar, beklenmedik bir aralık sıçramasıyla gerilir, sonra yine sakinleşir. Barok müziğin tek bir duyguyu bölüm boyunca sürdüren anlayışından ayrılır.
İcracı açısından bu, sürekli tetikte olmayı gerektirir. Dinamik ve renk değişimleri notada her zaman yazılı değildir; müziğin yönünü okumak icracının işidir.
Eşliksiz yazının kendi güçlükleri de vardır. Armonik zemin yoktur; icracı akor değişimlerini melodi hattının içinden duyurmalıdır. Belirli notalar armonik temel işlevi görür ve bunların hafifçe öne çıkarılması, dinleyicinin armoniyi izlemesini sağlar.
Nefes yönetimi ayrı bir konudur. Uzun cümlelerde nefes alınacak yer, hem fiziksel gereklilik hem müzikal karar olarak belirlenir.
Kursiyer için bu sonat orta-ileri seviyede önemli bir eşiktir: eşliksiz çalmanın sorumluluğunu barok repertuvardan daha karmaşık bir armonik dille birleştirir.
Derslerimizde eşliksiz eserler çalışılırken armonik analiz ayrı bir adım olarak yapılır. Kursiyer hattın altındaki akorları yazar, hangi notaların armonik temel olduğunu işaretler ve icra kararlarını bu analize göre alır.